Araştırma ve ödevleriniz için her türlü kaynağı ve dokümanı En Geniş Araştırma ve Ödev Sitesi: www.arsivbelge.com ile bulabilir ve İsterseniz siz de kendi belge ve çalışmalarınızı gönderebilirsiniz!
Her türlü ödev ve dokümanı
www.arsivbelge.com ile kolayca bulabilirsiniz!

Araştırmalarınız için Arama Yapın:


Araştırmalarınız için Arama Yapın:

  
                    

Antik Çağlarda Olimpiyatlar
www.arsivbelge.com
Antik Çağlarda Olimpiyatlar dokümanıyla ilgili bilgi için yazıyı inceleyebilirsiniz. Binlerce kaynak ve araştırmanın yer aldığı www.arsivbelge.com sitemizden ücretsiz yararlanabilirsiniz.
Antik Çağlarda Olimpiyatlar başlıklı doküman hakkında bilgi yazının devamında...
Ödev ve Araştırmalarınız için binlerce dokümanı www.arsivbelge.com sitesinde kolayca bulabilirsiniz.

Antik Çağlarda Olimpiyatlar

 Olimpiyatlar, İ.Ö. 776'dan İ.S. 395'e kadar, bin yıl boyunca her dört yılda bir yapılmıştır. Olimpiyat Festivali'nin  gösteriş merakı, Yunan dünyasının dört bir yanından yurttaşları çekmiştir. İlk yıllarda komşu şehir ve şehir devletlerinden sonraları da kara ve deniz yoluyla uzak kolonilerden ve Avrupa ve Afrika'daki sömürgelerden binlerce kişi akın akın olimpiyatların sabit mekanı olipimpiya'ya  geldiler. Olimpiyatlar, İ.Ö. 776'dan İ.S. 395'e kadar, bin yıl boyunca her dört yılda bir yapılmıştır. Olimpiyat Festivali'nin  gösteriş merakı, Yunan dünyasının dört bir yanından yurttaşları çekmiştir. İlk yıllarda komşu şehir ve şehir devletlerinden sonraları da kara ve deniz yoluyla uzak kolonilerden ve Avrupa ve Afrika'daki sömürgelerden binlerce kişi akın akın olimpiyatların sabit mekanı olipimpiya'ya  geldiler. Bu tepe eteğindeki korunun açıklığı bereket ayinleriyle bağlantılı olduğu düşünülüyor. 

 Çünkü toprak tanrıçası GE'nin kahini vardı  burada. Yavaş yavaş Zeus'a ibadet yayılınca insanlar koruda sunaklar yapıp adaklarını, ilkel çömleklerini, bronz figürlerini civardaki ağaçlara asmaya başlamışlar. Oyunların yerleşmesiyle bu tepe büyüyüp gelişmeye başlamıştır. İbadetle birlikte Altis giderek hazinelerin, tapınakların, büyük heykellerle bezendi.  Kimi eserler Zeus'u sportif ve askeri  zaferlerine adanmıştı. Hayırseverler şerefine dikilen anıtlar, hükümdarlar ve prensler tarafından sunulan pahalı hediyeler de vardı  . Ama en görkemlisi ise, Dünyanın Yedi Harikası'ndan biriydi. Zeus'un muhteşem tapınağının içerisinde yer alan 13 metrelik heykeldi. Bu heykel İ.Ö. 5.yy. büyük heykeltraşçı Pheidias'ı eseriydi. Olimpiyatların başlangıcına gelirsek; Birçok efsane var ama en bilindiği Olimpiya, Yunan mitolojosinin süpermeni Herakles tarafından yaratışmıştı. Efsaneye göre Herakles koruda bir düzlük yaptırıp, Altis'in sınırlarını çizmiş ve Zeus şerefine düzenlenmiştir. Oyunların başlangıcından önce üç haberci vardı. Bunlar oyunların başlamasını yaymakla görevliydiler. Ateşkes ev oyun haberlerini yaymak  için zeytin dalları ve çeşitli aslarla Elis'ten diğer Yunan devletlerine doğru yaydılar. Tam başlangıç ve Olimpiyat ateşkesi duyurmaktı amaç. Sadece haberleri yaymakla değil ateşkes elçileri (sponphoroi) olarak da tanımlanmaya başladılar. Daimi yasal danışman oldular. Ateşkes; başta bir ay süreliydi ama uzaktan gelen ziyaretçileri de korumak giderek iki daha sonra üç aya uzatıldı. Oyunlara katılan devletler in silahlanması, aralarında yasal çatışmaya girmesi, idam cezalarının infazı yasaklanmıştı. Amaç, Olimpiyaya giden gelenlerin can güvenliğini sağlamaktı. Hatta Büyük İskender'in kendisi, paralı askerlerinin tarafında bir Atinalı'nın  Olimpiyat yolunda  soyulması üzerine tazminet vermek zorunda kalmıştı. Oyunlar, ay takvimine dayanan Yunan takvimi uyarınca dört yılda bir kutlanıyordu. Yaz gün dönümününden sonraki ikinci ya da üçüncü (Ağustos ya da Eylül) dolunaya rastlamasına özen gösteriliyordu. Oyunların hasata rastlanmasına, bereket ayinleriyle karşılaşmasına özen gösteriliyordu. Neden yılın  sıcak aylarında yapıldığına gelirsek, oyunların tarım faaliyetlerinin durağan dönemine denk gelmesi ve zira hasat sonrası halk koca bir yılın yorgunluğunu  atmak için can attığı zamandır.   

Yunan dünyasının dört bir yanından yurttaşları çekmiştir. İlk yıllarda komşu şehir ve şehir devletlerinden sonraları da kara ve deniz yoluyla uzak kolonilerden ve Avrupa ve Afrika'daki sömürgelerden binlerce kişi akın akın olimpiyatların sabit mekanı olipimpiya'ya  geldiler. 

  Olimpiya, geniş Alpheios nehrinin kuzey yakasında, Elis dağlarınan gelerek Kladeos'la birleşme noktasındaki verimli, yemyeşil ovada yer alıyor. Burası sarmaşıklarla ve çiçeklerle örtülü bol zeytin ağaçlarının hoş gölgesinde bir yer idi. Modern zamanlarda ziyaretçilerin oyunların bu kadar sapa bir yerde nasıl yapıldığına şaşıyorlardı. Fakat antik çağ'da Alpheois nehri ulaşımda kullanılıyordu ve Olimpia'ya hem denizden ( sahilden 15km) hem de karadan kolaylıkla ulaşılıyordu.

 Bu tepe eteğindeki korunun açıklığı bereket ayinleriyle bağlantılı olduğu düşünülüyor. Çünkü toprak tanrıçası GE'nin kahini vardı. Yavaş yavaş Zeus'a ibadet yayılınca insanlar koruda sunaklar yapıp adaklarını, ilkel çömleklerini, bronz figürlerini civardaki ağaçlara asmaya başlamışlar. Oyunların yerleşmesiyle bu tepe büyüyüp gelişmeye başlamıştır. İbadetle birlikte Altis giderek hazinelerin, tapınakların, büyük heykellerle bezendi.  Kimi eserler Zeus'u sportif ve askeri zaferlerine adanmıştı. 

  Hayırseverler şerefine dikilen anıtlar, hükümdarlar ve prensler tarafından sunulan pahalı hediyeler de vardı  . Ama en görkemlisi ise, Dünyanın Yedi Harikası'ndan biriydi. Zeus'un muhteşem tapınağının içerisinde yer alan 13 metrelik heykeldi. Bu heykel İ.Ö. 5.yy. büyük heykeltraşçı Pheidias'ı eseriydi.

  Olimpiyatların başlangıcına gelirsek; Birçok efsane var ama en bilindiği Olimpiya, Yunan mitolojosinin süpermeni Herakles tarafından yaratışmıştı. Efsaneye göre Herakles koruda bir düzlük yaptırıp, Altis'in sınırlarını çizmiş ve Zeus şerefine düzenlenmiştir. Oyunların başlangıcından önce üç haberci vardı. Bunlar oyunların başlamasını yaymakla görevliydiler. Ateşkes ev oyun haberlerini yaymak  için zeytin dalları ve çeşitli aslarla Elis'ten diğer Yunan devletlerine doğru yaydılar. Tam başlangıç ve Olimpiyat ateşkesi duyurmaktı amaç. 

 Sadece haberleri yaymakla değil ateşkes elçileri (sponphoroi) olarak da tanımlanmaya başladılar. Daimi yasal danışman oldular. Ateşkes; başta bir ay süreliydi ama uzaktan gelen ziyaretçileri de korumak giderek iki daha sonra üç aya uzatıldı. Oyunlara katılan devletler in silahlanması, aralarında yasal çatışmaya girmesi, idam cezalarının infazı yasaklanmıştı. Amaç, Olimpiyaya giden gelenlerin can güvenliğini sağlamaktı. Hatta Büyük İskender'in kendisi, paralı askerlerinin tarafında bir Atinalı'nın  Olimpiyat yolunda  soyulması üzerine tazminet vermek zorunda kalmıştı.

 Oyunlar, ay takvimine dayanan Yunan takvimi uyarınca dört yılda bir kutlanıyordu. Yaz gün dönümününden sonraki ikinci ya da üçüncü (Ağustos ya da Eylül) dolunaya rastlamasına özen gösteriliyordu. Oyunların hasata rastlanmasına, bereket ayinleriyle karşılaşmasına özen gösteriliyordu. Neden yılın  sıcak aylarında yapıldığına gelirsek, oyunların tarım faaliyetlerinin durağan dönemine denk gelmesi ve zira hasat sonrası halk koca bir yılın yorgunluğunu  atmak can attığı zamandır.

 Stratejik önemi yüzünden seçilen Olimpiya'nın yöreye özel doğal güçler tarafından yokedilmesi ironiktir. M.S. 4.yüzyılda Kaledoes nehrinin taşması üzerine ağır darbe alan ve M.S. 6. yüzyılda iki büyük depremle en güvenilir kalelerinin yıkılması sonucu tamamen yaşanmaz hala gelmiştir.

 Jeopolitik öneminin yerine oyunların düzenlendiği yerde pek çok ihtiyaçlarda karşılanıyordu. Tapınaklar, hamamlar, kiliseler, taş ocakları, meclis binası, özel kalacak yerler, hazineleri ve bir çok ödülün muhafaza edildiği yerler mevcuttur. Bu bilgiler görüldüğünde oyunların din ve spor ile ilişkisinin bir olduğu görünüyor. Belki ilk zamanlar kendilerine özde olsa oyunlar, genelde ciddi ve güvenli yerlere yerleştirilmiştir.

 Antik zamanda, antrenörlerin fiziksel beceriyi geliştirmek için kitapların varlıkları olduğu söyleniyor. Bunlardan günümüze ulaşan ise, birkaç parçadır. Ancak daha sonra kayıtlar el becerileriyle tutulmuştur. Yani el beceriler gelişmiştir. İnsanlar oyunlardaki hareketleri figürleri spor başarılarını artık heykellere, çanak, çömleklere işlemeye başlamıştır. Bunun yanında gündelik hayatlarını da işlemişlerdir. Bazı kaynaklara göre ise, bazı şehir Devletlerinin en üst düzeyine ulaştıkları spor dallarını resmeden madeni paralar vardı. Oyunlarda başaralı olan atletleri ölümsüzleştirmek içinde heykelleştirdiler. Çoğu en dayanıklı olan malzeme olan bronzla yapılan heykellerdir. Diğer resmi yazılarda ise şenlik kuralları ve resmi görevliler hakkında bilgi veriyordu. 

 Oyunlara başlamadan önce etkinlik başında yemin ederlerdi. Yani adalet dağıtılır. (Din ve Spor ilişkisini gene görüyoruz) Soyadı Horikos olan ( Yemin Tanrısı) ve sporcular ellerinde birer yıldırım tutar. Aletler, babaları, ve erkek kardeşlerinin antrenörleriyle beraber olurlardı. Yaban domuzu eti üzerine, asla Olimpiyatlara karşı günah işlemeyeceklerine dair yemin ederlerdi. Hellanodikai (Hakemler) yarışmacılara karşı adil olacaklarına dair yemin ederlerdi. Kuralların yaptırımı olarak  tam sorumluluk sahibiydiler. Hem hakem Hemde Hakim olarak görev yapıyorlardı. Yani Her hangi bir ihlal durumunda cezayı da infaz ediyorlardı.

  Cezalar ağırdı. Direktiflere uymayan yarışmacı ve antrenörler, genellikle kölelere uygulanan bir yöntemlerle cezalandırılıyordu. Mastigophoria (kırbaççılar) tarafından halkın önünde kırbaç vuruluyordu. Hatta araba yarışlarında sahtekarlık ettiği için men edildi ve İddaya göre (spartalı) sporcu halkın önünde kırbaçlandı. Oyunlarda en tiskindiricisi suçlardan birisi ise rüşvetti. Alanlara ve verenlere ağır cezalar uygulanıyordu. Özellikle kahinler tarafından yapılan rüşvet olayları vardı. Kahinler eğer cezalarını ödemezlerse bir daha kehanetlerde bulunamıyorlardı.  

 Bir diğer ve en çarpıcı kural ise kadınların ikinci vatandaş görülmesiyle alakalı olduğu düşünülüyor. Bir kadın yarışmacı oyunlara kesinlikle katılamıyordu. Katılan kadın yarışmacılar anlaşıldığında Olimpiya yolunda azametli kayalarla yükselen sarp bir dağ var( Typaeum). Kanunlara göre bu dağdan atılacaktı. Birde yazılı kanunlarda 'bakirelerin girilmesine izin veriliyordu' içeriği vardı. Yani bu yasağın sadece evli kadınlara uygulandığı görünüyor. Oyunları seyretmek isteyen bir evli kadın; stadyumun kuzey kenarının yarı yolunda duruyordu. Demeter Chamyne (bereket tanrıcası) oyunları izlemek istediğinde de bu tarz uygulamaya çaptırıldı.

 Kadınların Oyunlarda yarışmaları izin verilmeseler de, bu kadınları dolaylı yoldan olarak katılmasını engellenemiyordu. At sahipleri olarak, araba yarışlarında katılmalarını önleyemiyorlardı. Bunun gibi birkaç öner verebiliriz. En bilindik örnek ise Sparta Kralı Archidamos'un kızı Kyniska'ydı. M.Ö. birinci ve ikinci yüzyıllarında yaşayan  biyografi yazarına göre, Erkek kardeşi Agesillaos'un Kyniska'yı yarışlardan birinde arabaya bindirerek, at yarışlarını başarının zenginlikle alakası yok 

 Eğer bir yarışmacı Olimpiyada bir başarı almak istiyorsa, başına geleceklerine bi bakmalı. Kurallara uyacak, tatlılardan uzak duracak, yaz kış demeden sadece belli saat yiyecek; soğuk su ya da istediği zaman şarap içemeyecek. Kendini bir doktora teslim eder gibi, antrenörüne teslim edecek. Yarışmada oyacak ve oynacaksın bileğini burkacaksın, ağız dolusu kum yutacaksın ve kırbaçlanacaksın. Antremanlarda vurgulanan en büyük konu buydu.

 Oyun disiplini ve sporda başarının yakalanması o günlerden beri geliyordu. Sağlık bakımı, antrenör ve doktorlar olması lazımdı. Sporcu ve Sporcu sağlığı da en önemli unsurlardan biriydi. Hatta oyunlardaki resmi görevlilerden birinin mutlaka doktor olması gerekiyordu. Karşılaşmalarda ilk yardım ya da acil görevlilerden karşılık gelen kişilerin olduğunun kanıtları da mevcut. Oyuncular antreman yaparken oyunlara hazırlanırken de, diyet ve egrezsizlerede başvuruyorlardı. Sporcular için bu oyunlar çok önemliydi. Para ve ödülden de çok şans şöhret önemliydi erkekler için. Öyle ki oyunlarda başarılı olan sporcular istedikleri kızı alabiliyorlardı. O zamanlarda daha şövalyelerden daha çok ün ve şöhret vardı. Hatta kölelik döneminde bazı sahipler aldıkları köleleri yarıştırıyorlar ve kazandıkları taktirde özgürlüklerini alacaklarından bahsediliyordu. Bu yüzden Antremanlar sertliklerle biliniyordu. atletler sıkı bir diyete, zorlu bir antreman düzenine uyuyorlardı. Ve Hellanodaikai'nın sözünden çıkmıyorlardı. Ne zaman bu uygulamaların başladığını bilemiyoruz ama sporcu başarılarına doğrudan alakalı olduğunu görüyoruz. 

 Festival Hazırlıkları ise, Tam bir heyecanla bekleniyor. Nitekim Oyunlar 5 günde sürse de hazırlıklar neredeyse bir önceki yılın tamamını kapsıyordu. Spor yapan halk çok azdı. Bu yüzden hazırlıklar için ameleler lazımdı. Hazırlıklar için ağır amelelik gerekiyordu. Yabani otlar temizleniyor, pistler kazılıp düzeltiyorlardı ve kum havuzları hazırlanıyordu. Oyunlara iki gün kala bütün takımlar Olimpiya'nın 58 kilometre uzağındaki Elis'ten yola çıkıyorlardı. Zenginler at arabalarıyla veya sırtlarında gelirken, fakirler eşeklerle geliyorlardı oyun alanına. Olimpiya'ya yakınlarında bir şehir olmadığı için hazırlıklarda stokları kuvvetliydi. Tüccarlar şehre akın ediyorlardı. Oyunları izlemeye gelenler içinde yatakhaneler yapılıyor. Eşyalarını korumak içinde görevliler bulunuyordu.

  Birinci gün:  Bouleuterion'daki (meclis binası) Zeus Horkios ( YEminlerin Zeus'u) heykelinin önünde yarışmacılar ve hakemler yemin töreni oluyordu. Stadyum girişinde haberciler ve borazıncılar bulunuyordu. Altis'te toplu ve kişisel dualar ve adaklar ediliyordu. Öğleden sonra da tanınmış filozoflar, şairlerin, tarihçilerin konuşmaları. 

 İkinci gün; Sabah bütün yarışmacıların alana gelişi ve at ve araba yarışları. Öğleden sonra disk atma cirit, atlama Akşam ise, Kahraman Pelops onuruna cenaze ayinleri. Ve  Kazananlar geçidi.

 Üçüncü gün;  Sabahleyin adaklanan adakların ve Elislerin resmi dağı olan yüz öküzle birlikte Altis boyunca Zeus tapınığna doğru yürüyüş. Öğleden sonra koşu yarışları ve akşam Büyük ziyafet.

 Dördüncü gün; Güreş oyunları Öğleden sonra, Boks ve Pankration ( bir tür serbest güreş) Akşama doğru Zırhlı yarış

 Beşinci gün; Zeus tapınağına yürüyüş ve yarışmalarda başarılı olan sporculara zeytin dalından taç giydirilmesi. Ziyafetler ve kutlamalar.

  Olimpiyatlar başladığında zamanın koşullarına göre yarışmalar vardı. Pek çok içerik yoktu. Oyunlar kısıtlıydı. Stadyum uzunluğunu belirleyen stad yarışı ya da kısa koşu yarışları vardı. Koşu en eski daldı. Hatta ilk onüç Olimpiyatta tek spor dalıydı.  Sırasıyla disk atma, atlama, cirit, koşu. Daha sonra modern çağa yaklaşmaya başladıkça ve oyunlar tam bir olgu olmaya başlayınca halk ve yarışmacı hatta tüm dünyaya yayıldıkça içerikleri de gelişti. Fakat içerisinde hep aynı kalıntılara rastlıyorduk. At yarışları ve at arabası yarışları gibi. Bu yarışlarda daha çok askerler kullanılıyordu.

 Dövüş ve Güreşlerde daha çok güç gösterisi gibiydi. Ve Yunanlıların tabiriyle en "ağıt" dallardandı. Bu oyunlar bir nevi savaş deneyimi gibiydi. Geleceğin savaşçısı olabilmek için savaş sanatlarından deneyim kazanmak çok önemliydi. Boks ilk Spartalılar tarafından yapıldığı öne sürülmüştür her zaman. Boks Doğuda çok önemli bir spor dalıyıdı. Öyle ki bir dönem boyunca şampiyonların çoğu Küçük Asya'dan gelen İyonlı Yunanlılar ve kıyı yakınlarındaki atletlerden oluşuyordu.

 Antik dünyada, bir atletin ulaşabileceği en büyük başarı Olimpiyat taçını kazanmaktı. Diğer oyunlarda kazanılan başarılar ise gölgesinde kalıyordu. Oyunlarda başarılı olan bir sporcu maddi ve manevi bütün yönleriyle kazanç elde ediyordu. Şan ve şöhret bir insan için en önemli bir şeydi. Elisli Kral Iphitos Delfi kahinlerinin isteği üzerine ödül olarak çelenk önersinde bulundu. Olimpiya'ya gidip uçuşan örümcek ağlarının arasında gizlenen ağacı aramasını söylemiş. ( Örümcek ağları yağmurun işareti olarak alğılanıyordu dolaysıyla bereketle bağlantılı olduğu düşünülüyordu.) Olimpiyaya döndü ağacı buldu ve çitle cevirdi. giderek 'güzel taçlarıyla ünlü zeytin' olarak ün saldı.  Taç giyme töreni nerede ne zaman yapıldığı konusu belirsiz.

 Galipler için düzenlenen büyük ziyafete ek olarak akşamları çeşitli eğlenceler kutlamalar yapılıyordu. Şaraplar su gibi akıyor, şenlik gırla gidiyordu. Şampiyonlar, dostlar, kendilerini çelenklerle donatıyorlardı. Parti genellikle bütün gece sürüyor ertesi sabah galipler  uygun Tanrılara görkemli adak ve kurbanlar sunuyorlardı. Şenlikten sonra geriye kalan sadece eve gitmekti. Oyunlar sona ersede şampiyonun şanı ve ünü yayılmaya devam ediyor. Yerine yurduna gitti mi kahraman olarak karşılanıyordu.

 

Kayıtlar ve Kurallar

 Antik zamanda, antrenörlerin fiziksel beceriyi geliştirmek için kitapların varlıkları olduğu söyleniyor. Bunlardan günümüze ulaşan ise, birkaç parçadır. Ancak daha sonra kayıtlar el becerileriyle tutulmuştur. Yani el beceriler gelişmiştir. İnsanlar oyunlardaki hareketleri figürleri spor başarılarını artık heykellere, çanak, çömleklere işlemeye başlamıştır. Bunun yanında gündelik hayatlarını da işlemişlerdir. Bazı kaynaklara göre ise, bazı şehir Devletlerinin en üst düzeyine ulaştıkları spor dallarını resmeden madeni paralar vardı. Oyunlarda başaralı olan atletleri ölümsüzleştirmek içinde heykelleştirdiler. Çoğu en dayanıklı olan malzeme olan bronzla yapılan heykellerdir. Diğer resmi yazılarda ise şenlik kuralları ve resmi görevliler hakkında bilgi veriyordu. 

 

 Kurallar ise,

 Oyunlara başlamadan önce etkinlik başında yemin ederlerdi. Yani adalet dağıtılır. (Din ve Spor ilişkisini gene görüyoruz) Soyadı Horikos olan ( Yemin Tanrısı) ve sporcular ellerinde birer yıldırım tutar. Aletler, babaları, ve erkek kardeşlerinin antrenörleriyle beraber olurlardı. Yaban domuzu eti üzerine, asla Olimpiyatlara karşı günah işlemeyeceklerine dair yemin ederlerdi. Hellanodikai (Hakemler) yarışmacılara karşı adil olacaklarına dair yemin ederlerdi. Kuralların yaptırımı olarak  tam sorumluluk sahibiydiler. Hem hakem Hemde Hakim olarak görev yapıyorlardı. Yani Her hangi bir ihlal durumunda cezayı da infaz ediyorlardı.

  Cezalar ağırdı. Direktiflere uymayan yarışmacı ve antrenörler, genellikle kölelere uygulanan bir yöntemlerle cezalandırılıyordu. Mastigophoria (kırbaççılar) tarafından halkın önünde kırbaç vuruluyordu. Hatta araba yarışlarında sahtekarlık ettiği için men edildi ve İddaya göre (spartalı) sporcu halkın önünde kırbaçlandı. Oyunlarda en tiskindiricisi suçlardan birisi ise rüşvetti. Alanlara ve verenlere ağır cezalar uygulanıyordu. Özellikle kahinler tarafından yapılan rüşvet olayları vardı. Kahinler eğer cezalarını ödemezlerse bir daha kehanetlerde bulunamıyorlardı.  

  Bir diğer ve en çarpıcı kural ise kadınların ikinci vatandaş görülmesiyle alakalı olduğu düşünülüyor. Bir kadın yarışmacı oyunlara kesinlikle katılamıyordu. Katılan kadın yarışmacılar anlaşıldığında Olimpiya yolunda azametli kayalarla yükselen sarp bir dağ var( Typaeum). Kanunlara göre bu dağdan atılacaktı. Birde yazılı kanunlarda 'bakirelerin girilmesine izin veriliyordu' içeriği vardı. Yani bu yasağın sadece evli kadınlara uygulandığı görünüyor. Oyunları seyretmek isteyen bir evli kadın; stadyumun kuzey kenarının yarı yolunda duruyordu. Demeter Chamyne (bereket tanrıcası) oyunları izlemek istediğinde de bu tarz uygulamaya çaptırıldı. 

 Kadınların Oyunlarda yarışmalarına izin verilmeseler de, bu kadınları dolaylı yoldan olarak katılmasını engellenemiyordu. At sahipleri olarak, araba yarışlarında katılmalarını önleyemiyorlardı. Bunun gibi birkaç önek verebiliriz. En bilindik örnek ise Sparta Kralı Archidamos'un kızı Kyniska'ydı. M.Ö. birinci ve ikinci yüzyıllarında yaşayan  biyografi yazarına göre, Erkek kardeşi Agesillaos'un Kyniska'yı yarışlardan birinde arabaya bindirerek, at yarışlarını başarının zenginlikle alakası yok yetenekle alakalı olduğu söyledi.


Ekleyen:Ümit SERT
Kaynak:(Alıntıdır)
Aradığınız Dokümanı Bulamadıysanız, Farklı Araştırmalar Yapmak İstiyorsanız Site İçi Arama Yapabilirsiniz!

Ödev ve Araştırmalarınız için www.arsivbelge.com Sitesinde Kaynak Arayın:


Ödev ve Araştırmalarınız için Arama Yapın:
     Benzer Dokümanları İnceleyin
Antik Yunan Tiyatrosu - Tragedya(7539)

Antik Dönemde Spor ve Olimpiyat Oyunları - Ayrıntılı Bilgiler(4430)

Antik Roma ve Antik Yunan(3197)

Antik Roma ve Yunan Tiyatrosu Hakkında(2675)

Kibrya Antik Kenti(2345)

          Tanıtım Yazıları
      
Türkçe İtalyanca ve Almanca Cümle Çevirisi İçin Birimçevir Sitesi

Esenyurt, Beylikdüzü ve Kartal Bölgelerinde Satılık Daire İlanları

Belge Çevirisi

Siz de Tanıtım Yazısı Yayınlamak İçin Tıklayın

Diğer Dökümanlarımızı görmek için: www.arsivbelge.com tıklayın.          

Siz de Yorum Yapmak İstiyorsanız Sayfanın Altındaki Formu Kullanarak Yorum Yazabilirsiniz!

Yorum Yaz          
Öncelikle Yandaki İşlemin Sonucunu Yazın: İşlemin Sonucunu Kutucuğa Yazınız!
Ad Soyad:
          
Yorumunuz site yönetimi tarafından onaylandıktan sonra yayınlanacaktır!