Araştırma ve ödevleriniz için her türlü kaynağı ve dokümanı En Geniş Araştırma ve Ödev Sitesi: www.arsivbelge.com ile bulabilir ve İsterseniz siz de kendi belge ve çalışmalarınızı gönderebilirsiniz!
Her türlü ödev ve dokümanı
www.arsivbelge.com ile kolayca bulabilirsiniz!


Araştırmalarınız için Arama Yapın:



Super Oyunlar Oyna

  
İngilizce Neden Uluslar Arası Bir Dildir? - Makale Örneği

                    

www.arsivbelge.com
İngilizce Neden Küresel Bir Dildir?İngilizce Neden Uluslar Arası Bir Dildir? - Makale Örneği dokümanıyla ilgili bilgi için yazıyı inceleyebilirsiniz. Binlerce kaynak ve araştırmanın yer aldığı www.arsivbelge.com sitemizden ücretsiz yararlanabilirsiniz.
Yazı Girişi: "İngilizce küresel bir dildir" söylemi son yıllarda sıkça telaffuz edilmekte.Hayatımızda çok açık seçik olarak yaşadığımız bu cümle yazıya döküldüğünde bizlere yabancı gelmiyor ya da "hayır, İngilizce küresel bir dil değil" demiyoruz.İngilizce istisnasız küresel bir dil. Televizyon ve radyoda olduğu gibi bir düğmeyle giriyor hayatımıza ya da buzdolabı ve çamaşır makinasını çalıştırırken çıkıyor karşımıza. Hiç duymak istemesek pencereyi açtığımızda sokaktaki müzikte karşılaşıyoruz ya da çocukların Pokemon oyunlarında. Son yıllarda İngilizce’nin nasıl küresel bir dil haline geldiği ve gelecekte İngilizce’nin durumunun ne olacağı soruları araştırılmaya başlandı. Yazının Tamamı aşağıdadır!

İngilizce Neden Uluslar Arası Bir Dildir ( Kompozisyon Örneği )

‘İngilizce küresel bir dildir’ söylemi son yıllarda sıkça telaffuz edilmekte.Hayatımızda çok açık seçik olarak yaşadığımız bu cümle yazıya döküldüğünde bizlere yabancı gelmiyor ya da ‘hayır,İngilizce küresel bir dil değil’ demiyoruz.İngilizce istisnasız küresel bir dil.

Televizyon ve radyoda olduğu gibi bir düğmeyle giriyor hayatımıza ya da buzdolabı ve çamaşır makinasını çalıştırırken çıkıyor karşımıza.Hiç duymak istemesek pencereyi açtığımızda sokaktaki müzikte karşılaşıyoruz onunla ya da çocukların Pokemon oyunlarında.

Tüm dünya milletlerinin hayatına bu kadar yoğunlukta girdikten sonra, son yıllarda İngilizce’nin  nasıl küresel bir dil haline geldiği ve gelecekte İngilizce’nin durumunun ne olacağı soruları araştırılmaya başlandı.Biz İngilizce öğretmenlerini en çok ilgilendiren ise Kachru(1992)’nun deyimiyle ‘Dünya İngilizceleri’nin varlığı  ve bu bağlamda nasıl bir İngilizce öğretimi yapılacağı sorusuydu.

Kachru’nun ‘Dünya İngilizceleri ve Öğretimi’ hakkındaki görüşlerine ve biz İngilizce öğretmenleri küreselleşen dünyada Türkiye koşullarında nasıl bir yabancı dil eğitimi oluşturabiliriz sorusuna değinmeden önce Crystal(1997),Tarık Ali(2002) ve Huntington(1993) dikkate alınarak nasıl bir küreselleşme sürecinden geçtiğimize ve  İngilizce’nin nasıl küresel bir dil haline geldiğine değinelim.

1. Küresel Bir Dil Nasıl Yaratılır?

Crystal(1997)’e göre herhangi bir dilin küreselleşmesi o dili konuşanların sayısıyla orantılı değildir.Bir dilin dünya dili haline gelmesinin başlıca iki sebebi vardır ki bunlardan ilki diğerinden daha önemlidir;politik ve dolayısıyla askeri güç ile ekonomik güç.İngilizce’nin dünya dili olması da bu iki etkenle açıklanabilir;İngilizce uzun zamandır doğru yerde ve doğru zamanda sahneye çıkmıştır.

 İngilizce’nin gelişiminin temellerine baktığımızda iki önemli noktayla karşılaşırız: Siyasal gelişmeler ve bilgiye ulaşım.Siyasal gelişmelerin 19.yy.da iyice belirginleştiği dikkate alınırsa ,aynı yüzyılda birçok kişinin ‘Niçin Dünya Dili Olarak İngilizce?’sorusuna Britanya İmparatorluğu’nun büyümesini işaret ederek kolaylıkla cevap verebilmesi anlaşılabilir.Birinci ve İkinci Dünya Savaşları’ndan sonra gücünü yitiren Britanya İmparatorluğu’nun görevini devralacak olan ABD’nin dilinin de İngilizce olması bu dilin kullanımını ve yayılımını hızlandırmıştır(Crystal,1997-9,15).  

İngilizce’nin kullanımını arttıran diğer bir tarihsel süreç ise Endüstri Devrimi’dir .19 yy. başlarında Britanya,endüstri ve ticaret alanlarında dünyanın en önde gelen ülkesidir.1700 yılında 5 milyon civarında olan Britanya nüfusu,1800’de ikiye katlanır ve bu yüzyıl boyunca hiçbir ülke Britanya’nın ekonomik büyümesiyle boy ölçüşemez. Endüstri Devrimi’nin birçok icadı İngiliz kökenlidir ve 1800 yılında tekstil ve madencilik alanlarında dünya lideri olan İngiliz firmalar dış dünyaya açılırlar.Bu da Britanya’ya ‘dünyanın atölyesi’(workshop of the world) ünvanını getirir.Bu başarıların dilbilimsel sonuçları kendini çok geçmeden gösterir.Teknolojik ve bilimsel yeni gelişmelerle birlikte yeni terimler doğar ve İngilizce’ye binlerce yeni kelime katılır.Fakat bundan da önemlisi bu gelişmeler diğer ülkelere de ulaşır ve bunları takip etmek isteyen yabancıların İngilizce öğrenmesi gibi bir zorunluluk doğar.İngiltere’deki bu gelişimler, kıtadaki birçok bilim adamının İngiltere’ye gelmesine ve çalışmalarını burada sürdürmesine de yol açar.Yüzyılın sonuna doğru İngiltere’deki gelişmeler Amerika’ya da sıçrar ve II.Dünya Savaşı sonrası yıpranan İngiltere’nin yerini 20.yy.da Amerika doldurur.Bilgiye ulaşımın ise tek bir dili vardır:İngilizce(Crystal,1997-20,45).

19.yy. başları uluslararası bankacılığın da gelişim gösterdiği yıllardır ve endüstriyel anlamda gelişmiş devletlerin bankacılıkta da gelişim göstermeleri doğaldır. Almanya,İngiltere ve ABD bu konuda başı çekerler.Bu gelişmeyle birlikte özellikle gelişmekte olan ülkeler için yabancı dil öğrenimi yeni bir anlam kazanır:Paraya ulaşım (Crystal, 1997-45). 

İngilizce,bu tarihsel gelişmelerin sonucunda uluslararası ilişkiler,medya,(reklamcılık, radyo yayınları,filmler,pop müzik) eğitim,uluslararası taşıma,uluslararası güvenlik ve iletişim

yoluyla yayılır.Uluslararası ilişkilerde İngilizce kullanılır,çünkü bir ‘lingua franca’ gereklidir. NATO,UNESCO,UN gibi kurumların varlığı bir iletişim dilini gerektirir.Bilimsel,sanatsal ya da politik toplantılarda dünyanın her yerinden gelen katılımcıların ortak bir dil varlığının pratikliğine ihtiyaçları vardır.Son yıllarda özellikle Avrupa’da İngilizce yanında diğer diller de iletişim dili olarak kullanılmaya çalışılsa da İngilizce’nin tüm dünyada bir ‘lingua franca’-iletişim dili- olduğu gerçeği yadsınamaz.

İngilizce’nin kullanım yayılımında bir diğer kültürel etken de medyadır. İngilizce, yaklaşık 400 yıldır basında kullanılmaktadır.17.yy’ın ilk yıllarında Avrupa’lı devletler gazeteler çıkarmaya başlamışlardır ve bu alanda da İngiltere başı çekmektedir.İngilizce’ye basında verilen değer yeni teknolojik haber alma gelişmeleriyle artmıştır;örneğin Reuters 1851 yılında Londra’da bir uluslararası haber alma ajansı kurmuştur.Medyada İngilizce kullanımı sadece basınla sınırlı değildir.19.yy.sonlarında ABD’de gelişen reklamcılık ve radyo yayıncılığı diğer etkenlerdendir.Radyo dalgaları sayesinde İngilizce dünyanın dört bir yanına yayılmış ve bölgesel yayıncılığa çok az olanak tanımıştır(Crystal,1997-47,62).

Sinema medyanın diğer bir alanıdır.19. yy.da Avrupa ve Amerika’da gelişmeye başlayan sinema teknolojisi I.Dünya Savaşı’ndan sonra Amerika’ya kaymış,1915 yılında Hollywood film endüstrisinin kurulması diğer devletlere ve dillere sinema alanında tüm yolları tıkamıştır.1996 BFI Televizyon ve Film Elkitabı’na göre dünya film endüstrisinin %80’i İngilizce’dir.Oskar törenleri her zaman İngilizce olduğu gibi Avrupa’da yapılan Cannes Film Festivali’nde verilen ödüllerin yarısından fazlası İngilizce-filmlere verilmektedir.

 Sinemayla birlikte evlerimize giren bir diğer İngilizce öğe de pop müziktir.Teknolojik gelişmelerin çoğu Amerika’da olduğundan bu teknolojiyle oluşan müzik de İngilizce’dir. Radyo programları ve en son teknolojiyle yapılan video kliplerle evlerimize giren müziğin yaşam felsefesinin,giyiminin,dilinin hayatımızda yer etmesi kaçınılmazdır (Crystal,1997-63).

Uluslar arası ulaşım ve güvenlikte kullanılan kısaltmalar yine İngilizce kökenlidir. Bilimsel araştırmalar çoğunlukla bu dilde yapıldığından ya da bu dile çevrildiğinden eğitimde de bilgiye erişmek amacıyla kullanılan dil İngilizce’dir. Ayrıca bilginin en kolay erişildiği ve iletişimin en yaygın olarak kullanıldığı internette ortak dil yine İngilizce kabul edilmektedir (Crystal,1997-64).

Crystal’ın  tüm bu gelişmeleri yazdığı ‘Küresel Bir Dil Olarak İngilizce-English as a Global Language(1997)’ adlı kitabında bahsettiği tarihsel olaylar ve bu olayların  kültürel sonuçları küresel bir dilin yaratılış aşamalarını belirler. Crystal(1997)’ın gösterdiği tarihsel ve kültürel gelişmeler, Tarık Ali’nin ‘Fundamentalizmler Çatışması(2002)’ adlı kitabında sıraladığı tarihsel olaylarla paralellik gösterir.İki yazar da 19.yy. dünyasında Britanya İmparatorluğu’nun kayıtsız şartsız egemenliğinden bahsederken bu dünya liderliğinin I. ve II.Dünya Savaşları’ndan sonra Amerika’ya geçtiğinde hemfikirdir.Crystal Amerika’nın yayılış aşamalarını tarihin doğal bir sonucu olarak kabul eder ve siyasal/askeri/ekonomik bakımlardan dünyada tek güç olan bu ülkenin dilinin ‘dünya dili’ olarak kullanılmasını yadırgamaz.

Tarık Ali, bu teknolojik ve kültürel gelişmelerin özellikle Güney-Batı Asya ve Ortadoğu ülkeleri üzerindeki etkileri üzerinde durur.Yazara göre Amerika’nın dünyanın tek gücü olarak ortaya çıkması doğal bir seyir izlemez,aksine bu yıllardır sistemli olarak uygulanan politikaların sonucudur.Bu bakış açısı biraz daha ileriye götürülürse İngilizce’nin dünya dili olarak doğması,gelişmesi ve yayılması bu politikalara bağlanabilir.

2. Nasıl Bir Küreselleşme?/Küresel Bir Dile İhtiyaç Var mı?

            Tarık Ali(2002)’ye göre dünya üzerinde güçler dengesi 90’lı yıllarda soğuk savaşın bitmesiyle yeni bir boyut kazanmıştır.Artık Sovyet-ABD tartışması yoktur.Bu yüzden ABD  küresel jandarma rolünü sürdürmek amacıyla kendi elleriyle düşmanlar yaratmaya başlamıştır.Güçlenen bu müttefik/düşmanlarla birlikte küreselleşme ve varolma mücadelesi yeni bir boyut kazanır;fundamentalizmler çatışması.

            Tarık Ali’nin ‘fundamentalizmler çatışması’ terimi aslında son yıllarda sıkça duyulan bir teze gönderme niteliğindedir: Huntington’un uygarlıklar çatışması düşüncesi. Huntington(1993), Uygarlıklar Çatışması tezinde soğuk savaş döneminin sona ermesinden sonra bugünkü dünyada insanlararası farklılıkların artık esas olarak kültürel olduğundan bahseder.Soğuk savaş dönemindeki üçlü bölünme(Batı-Sovyet-üçüncü Dünya) yerini dünyanın sekiz ana uygarlığın  bırakmıştır. Bu uygarlıklar: Batı,İslam, Hind,Sind  (çevresindeki ülkelerle birlikte Çin),Japon,Slav-Ortodoks,Latin-Amerika ve muhtemelen Afrika’dır. Dikkat çekilmek istenen husus ,Batı dışındaki uygarlıkların farklı olduğu ve ne kadar modernleşirlerse modernleşsinler bu farklılıklarını koruyacaklarıdır.Böylece Huntington,Batı uygarlığı ile insanlığın geri kalan kısmı arsında kesin bir ayrımcı çizgi çizmektedir (Kongar,2002-49,52).

            Tarık Ali Huntington’ın bu tezinde başlıca iki sebepten dolayı yanıldığından bahseder. Birincisi,kendisinin son kitabında uzun uzun anlatmaya çalıştığı gibi İslam dünyasının bin yılı aşkın bir zamandan beri monolitik olmayışıdır.Senegalliler,Çinliler,Endonezyalılar,Araplar ve Güney Asya Müslümanları arasında toplumsal ve kültürel farklılıklar vardır.İkincisi ise,bu uygarlıkların, özellikle de tehlike olarak görülen İslam Uygarlığının yakın geçmişine bakıldığında bu uygarlığın Batı’nın ve Amerika’nın baskıcı rejimleriyle oluştuğudur.Dünyayı şekillendiren güç emperyalizmdir ve asıl çatışmayı dini bir dayanağı olmayan tamamen siyasal ve ekonomik nedenlerle oluşturulan ‘  fundamentalizmler çatışması’nda aramak gerekir(Tarık Ali,2002-247).

            Bu noktadan bakıldığında Tarık Ali’ye göre küresel bir dilin varlığı kabul edilinemez denebilir.Bu konuda en kabul edinilebilir olanı Crystal’ ın açıklamasıdır.Crystal İngilizce’nin dünyanın dili olmasının o dili anadil olarak konuşanlar  açısından avantajları olduğuna değinir.Fakat bir dünya diline ya da diğer bir deyişle ‘lingua franca’ya da ihtiyaç olduğu bir gerçektir. Bilgiye ulaşmak ve iletişimi sağlamak için şu an dünya da en yaygın olarak kullanılan dil İngilizce’dir.Bu noktada İngilizce öğrenmek bir gerekliliktir.Fakat iletişimin amacının tüm dünyayla etkileşime girmek olduğu düşünülürse özellikle sözel iletişimde Amerikalıların/İngilizlerin kullandığı  standart bir İngilizce kullanımının dayatılması gereksizdir(Crystal,1997-113).

3. Nasıl Bir İngilizce Eğitimi?

Son yıllarda artan kullanıcı sayısıyla İngilizce, Kachru(1986)’nun deyimiyle nativization (ulusallaşma) sürecine girmiştir.Diğer bir deyişle İngilizce,kullanıldığı bölgeye ve kültüre göre yeni formlar kazanmaya başlamıştır.Bu gelişmelerden dolayı dünyanın çeşitli yerlerindeki kullanıcıları bu dili anadil olarak kullananların yeterlilik düzeyine göre teste tabi tutmak ve bu test sonucunda da sınıflandırmak artık mümkün değildir (Lowenberg,P.1992-109).

Dünyanın dört bir yanından insanları İngilizce öğrenmeye iten sebep, bu dile karşı oluşan sosyal tavırdır.Bundan dolayı İran ya da Libya gibi fundamentalist ülkelerin İngilizce kullanmalarındaki neden, seslerini tün dünyaya duyurmak amacıdır.İngilizce kullanıcılarının dünya üzerindeki şu andaki durumu birbirine bağlı üç grupta özetlenebilir.Bu halkalar bu dilin yayılma şekillerini,kullanım çeşitlerini ve işlevselliğini gösterir.İç halka, İngilizce’nin geleneksel  kültürel ve linguistik dağılımını belirtir.Bu halkadaki ülkeler İngilizce’yi  anadil olarak belirlemişlerdir. Dış halka, yıllarca süren kolonileşme sonucunda İngilizce’nin resmi/ikinci dil olduğu ülkeleri belirtir.Genişleyen Halka ise bu dili yabancı dil olarak kullanan ülkeleri göstermektedir(Kachru,1992-355,356); 

            Yukarıda görüldüğü gibi İngilizce’yi anadil dışında kullananların sayıları oldukça çoktur .Crystal(1985)’e göre İngilizce’yi anadil dışında kullananların sayısı 2 milyara yakındır.Fakat,Kachru(1992)’e göre ‘kullanıcı’ kelimesine özellikle anadil olarak kullanılmayan ortamlarda dikkat edilmesi gerekir.İngilizce’nin yayılımı bu dile çok kültürlü bir kimlik kazandırmıştır ve  ‘İngilizce’ kelimesi bu gerçeği dile dökmekte yetersizdir. Artık ‘İngilizcelerden’ bahsetme zamanıdır.

            Kachru(1992)’ye göre İngilizce kullanımında ve öğretiminde esas alınan beş yanlış nokta vardır;

1)Dış ve genişleyen halkalardaki  İngilizce kullanıcılarının amacının o dili anadil olarak konuşanlarla iletişim kurmak amacıyla öğrendiği yanılgısı

Değişik etnik ve kültürel gruplardan artan kullanıcı sayısıyla İngilizce,dünyanın iletişim dilidir ve kullanıldığı bölgeye göre bu dilin değişik sosyokültürel-selamlama, rica, ikna,özür dileme- yapıları oluşmaktadır.

2)İngilizce’nin Amerikan ve İngiliz kültürü ya da hristiyan kültürünü öğrenmek ve anlamak için bir araç olduğu yanılgısı.

            Dış ve genişleyen halkalarda İngilizce yöresel farklılıklara göre değişim göstermektedir .Bu yüzden bu dile hristiyan kültürünü öğretmek gibi bir işlev yüklenemez.

3)İngilizce öğreniminin amacı anadildeki akıcılığı kazanmaktır yanılgısı.

            İç halkadaki kullanıcılar diğerleri için sadece bir model olabilirler.Dış halkadaki kullanıcılar yıllardır bu dili kendi kültürel yapılarına göre bölgeselleştirmişlerdir.Anadil konuşanlarının yeterliliğinde ve tarzında İngilizce kullanımından bahsedilemez.

4)Bu dili anadil olarak  konuşan eğitimcilerin küresel bir İngilizce öğretimi için gerekli olduğu yanılgısı.

            İngilizce’nin bölgesel farklılıklara göre şekillendiği dikkate alınırsa bu dili anadil olarak konuşan eğitimcilerin yeterliliği tartışılır.

5)İngilizce’nin yöresel farklılaşmasının o dili bozduğu yanılgısı.

            İngilizce artık dünya dilidir.Amerika ya da İngiltere bu dilin sahibi olmaktan çıkmıştır.

            Bu gerçekler dikkate alınarak Kachru(1992) İngiliz ya da Amerikan İngilizce’si değil Dünya İngilizceleri öğretme gerekliliğinden bahseder.Dünya İngilizcelerini yabancı dil sınıflarına taşırken de göz önüne alınması gereken hususları şöyle özetler;

-Sosyodilbilimsel profil:Sınıflarda İngilizce’nin dünyanın çeşitli yerlerindeki kullanımı otantik materyaller incelenerek gözden geçirilebilir ve İngilizce’nin çok kültürlü ve tek kültürlü toplumlardaki kulanım farklılığının altı çizilebilir.

-Değişik kullanıcılar:Dünyadaki İngilizce kullanıcılarının yaşam şekilleri,bu dili kullanma amaçları ve nasıl öğrendikleri  sınıfta tartışılabilir.

-İşlevsel farkındalık:Kültürel farkındalık ve işlevsel geçerlilik kazandırmak amacıyla,herhangi bir zamanda tek bir kullanıma önem verilebilir.

-Kullanım şekilleri:Bu dilin eğitimde kullanılan standart şeklinden başka hava taşımacılığı ya da ticarette kullanılan ‘pidgin’ şekilleri,hukukta,medyada,edebiyatta kullanılan şekilleri öğretilebilir.

-Karşılaştırmalı kullanımlar:İngilizce’nin değişik kullanım nedenleri,değişik dilbilgisi,kelime ve telaffuz şekilleri bölgesel gerçekler dikkate alınarak karşılaştırılabilir(Kachru,1992-359,360).

4. Sonsöz

            Neden İngilizce öğreniyoruz ve öğretiyoruz sorularına bu yazıyı hazırlarken yaşadığım iki olayı belirterek değinmek istiyorum.

            Birincisini,kaynak arama aşamasında  yaşadım.İstanbul’daki tüm kütüphanelerde aradığım halde Kachru’nun‘Dünya İngilizceleri’ konusundaki yazılarına ulaşamadım.Ne yapsam diye düşünürken internette Kachru’nun adresini buldum ve eşi Yamashi Kachru ile mailleştim.Çok beklemem gerekmedi.İki saat içinde Kachru’nun aradığım makaleleri bilgisayarımdaydı.Bu olay dünyanın ‘küresel bir köy’ haline geldiği tezini doğrular nitelikte.Özellikle internet sayesinde dünyanın dört bir yanına ulaşabiliyoruz,değişik kültürden insanlarla etkileşime girebiliyoruz  ve bu iletişimde tek bir dil ön plana çıkıyor,İngilizce.İnternetteki kaynakların %90’ından fazlası İngilizce ve İngilizce olmayan sitelere girdiğinizde ‘bu yazının İngilizce’si de mevcuttur’ alt bilgisiyle karşılaşabiliyorsunuz.

            İkincisini arkadaşlarımla sinemadayken yaşadım.Dantes’in ünlü romanı ‘Monte Kristo Kontu’ sinemaya uyarlanmıştı.Avrupa’lı dünyaca ünlü bir yazarın klasik niteliğindeki romanının Fransızca konuşulan bir adada Avrupa’lı oyuncularla dialogların İngilizce olduğu Holywood sponsorluğunda bir filme uyarlanması, İngilizce’nin dünya dili olduğunu bir kez daha kanıtlar nitelikteydi.Günümüzde edebiyat ve bilim alanlarında nerdeyse tüm eserler İngilizce yazılmakta ya da İngilizce bir nüshaları bulunmakta.

            Yaşadığımız bunun gibi binlerce olay dikkate alındığında İngilizce öğrenmek ve öğretmek bir zorunluluk haline geliyor.Nasıl bir İngilizce öğretimi konusunda ise Kachru(1992)’nun önerileri savunulabilir.Öğrencilere İngilizce’nin dünya dili haline geldiği, birçok kültürde değişik kullanım şekillerinin olduğu anlatılıp,bu anlatılanlar otantik materyallerle desteklenirse işlevsel farkındalık  yaratılmış olur. Bu farkındalığı edinen öğrencilerin de öğrendikleri dili kullanırken kendilerini, bu dili anadil olarak kullananlara göre dezavantajlı hissetmeleri ve kendi kimliklerini,dillerini,dinlerini sorgulamaya başlamaları önlenmiş olur düşüncesindeyim.

            21.yy başlarında dünya hızla küçülürken,birçok kültürle etkileşim içine girebilme şansı doğarken yüzümüzü diğer milletlere de çevirme zamanı geldi sanırım.Yaşamımızın her alanını etkileyecek olan bu gerekliliğin,yabancı dil öğretim yöntemlerimizi de etkilemesi kaçınılmaz. Kültürler,diller arası farkındalığı yaratmak ve ‘Dünya İngilizcelerini’ öğretmek, bu yüzyılda İngilizce öğretmenlerinin ana hedefi olmalıdır.


Ekleyen:Yahya Polatkan
Kaynak:(Alıntıdır)
Aradığınız Dokümanı Bulamadıysanız, Farklı Araştırmalar Yapmak İstiyorsanız Site İçi Arama Yapabilirsiniz!

Ödev ve Araştırmalarınız için www.arsivbelge.com Sitesinde Kaynak Arayın:

Ödev ve Araştırmalarınız için Arama Yapın:
     Benzer Dokümanları İnceleyin
Albert Einstein ingilizce ve türkçe Hayatı(57291)

Küresel Çevre Kirlenmesi Makale Örneği(15563)

TÜRK KAMU YÖNETİMİ SORUNLARI VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ(3755)

Rezervasyon Sistemleri(3215)

Okul öncesi konulu tez ve makaleler(2944)

                              Tanıtım Yazıları
      
Türkçe İtalyanca ve Almanca Cümle Çevirisi İçin Birimçevir Sitesi

Esenyurt, Beylikdüzü ve Kartal Bölgelerinde Satılık Daire İlanları

Belge Çevirisi

Siz de Tanıtım Yazılarınızı Yayınlamak İster misiniz?


Diğer Dökümanlarımızı görmek için: www.arsivbelge.com tıklayın.          

Sokak şairi - 11.05.2016, 15:13
 

Iyi yararli


Yorum Yaz          
Öncelikle Yandaki İşlemin Sonucunu Yazın: İşlemin Sonucunu Kutucuğa Yazınız!
Ad Soyad:
          
Yorumunuz site yönetimi tarafından onaylandıktan sonra yayınlanacaktır!