Araştırma ve ödevleriniz için her türlü kaynağı ve dokümanı En Geniş Araştırma ve Ödev Sitesi: www.arsivbelge.com ile bulabilir ve İsterseniz siz de kendi belge ve çalışmalarınızı gönderebilirsiniz!
Her türlü ödev ve dokümanı
www.arsivbelge.com ile kolayca bulabilirsiniz!

Araştırmalarınız için Arama Yapın:


Araştırmalarınız için Arama Yapın:

  
                    

Yalnız Efe Kitabı Kısa ve Uzun Özeti
www.arsivbelge.com
Yalnız Efe Kitabı Kısa ve Uzun Özeti dokümanıyla ilgili bilgi için yazıyı inceleyebilirsiniz. Binlerce kaynak ve araştırmanın yer aldığı www.arsivbelge.com sitemizden ücretsiz yararlanabilirsiniz.
Yalnız Efe Kitabı Kısa ve Uzun Özeti başlıklı doküman hakkında bilgi yazının devamında...
Ödev ve Araştırmalarınız için binlerce dokümanı www.arsivbelge.com sitesinde kolayca bulabilirsiniz.

Yalnız Efe Hikayesi Hakkında Bilgi ve Yalnız Efe Kitap Özeti 

Yalnız Efe kitabının yazarı Ömer Seyfettin genelde hikaye tarzında kitaplar yazmıştır. Bu kitap Ömer Seyfettinin bir roman denemesidir.

Ömer Seyfettin bu eseri yazdığı dönemde İzmir Yunan işgalindeydi. Ömer Seyfettin de işgal altındaki halka destek olabilmek ve halka umut verebilmek için bu kitabı yazmıştır. Yalnız Efe kitabıyla yazar halkı cesaretlendirmeyi amaçlamıştır. Eser; Milli Eğitim Bakanlığı’nın 100 Temel Eser listesinde de yer alan bir kitaptır.

Ömer Seyfettin, hikaye alanında oldukça fazla eser vermiştir. Hikayeyi, bağımsız bir tür haline getirip; meslek olarak kabul görmesini sağlamıştır. Yalnız Efe eseri de bu hikayelerinden biridir. Ömer Seyfettin eserlerinde her zaman gerçeklikten yola çıkmış, yaşanmış olayları ele almıştır. 

Yalnız Efe Hikayesinin Yazarı, Konusu, Kahramanları ve Özeti

Kitabın Yazarı: Ömer Seyfettin

Konusu:

Eşkıyalar tarafından babası öldürülen bir kadının; katillerinin cezalandırılmadığını görmesi sonucu adaleti sağlama ve öcünü alma hikayesi anlatılmaktadır. Büyük kahramanlık öyküsünü ortaya koyan Yalnız Efe de haksızlıklara, zulme karşı direnen bir kadınındır.

Hikaye Kişileri ve Kişilerin Özellikleri:

Kezban: Yörük Hoca’nın kızıdır. Adaletsizliğe karşı Yalnız Efe olur. Yörük Hoca: Yalnız Efe’nin babasıdır. Tefecinin emri ile  haksız yere öldürülmüştür. Tefeci Eseoğlu: Yörük Hoca’yı öldürme emrini veren kişidir.

Kişilerin Özellikleri:

Kezban: Hikayenin asıl kahramanı olan Kezban, dağa çıkarak halk arasında Yalnız Efe olarak anılacak bir kahramandır. Başlangıçta haksızlıklara karşı resmi yollarla karşı çıkmaya çalışan Kezban bir sonuç alamayınca dağa çıkmaya karar verir.

Eseoğlu: Eserdeki en kötü karakterli kişidir. Acımasız ve dinsiz, imansız biridir Eseoğlu. Köylülere faiz yoluyla her istediğini yaptıran acımasız bir karakterdir. Hikayede Eseoğlu direk olarak konuşturulmaz Eseoğlu’nun yaptıkları başka bir ağızdan anlatılır. Aynı zamanda Eseoğlu Kezban’ın babasını öldürten kişidir. Kezban hikayenin sonunda Eseoğlu’nu öldürecektir.

Yörük Hoca: Hikayedeki olgun, saygı duyulan, dürüst bir karakterdir. Birçok savaşa katılmış, birçok savaşta yiğitçe çarpışmış bir halk adamıdır o. Bu nedenle de kendisine ayrı bir görev düşmüştür ve köylüye karşı hep dürüst ve doğru yolu gösteren bir kişi olmuştur. Eseoğlu’nun emriyle Eseoğlu’nun kahyasının kardeşi tarafından öldürülmüştür. Yörük Hoca, bu hikayedeki neden-sonuç ilişkisinin en temel noktasını oluşturmaktadır. Yörük Hoca, öldürülür, bu nedenle Kezban dağa çıkar. Sonuç olarak zalim Yörük Hocaöldürülür.

Kitaptan Çıkan Sonuç ve Kitabın Yorumu:

Hikayeden çıkan sonuç: Yalnız Efe, görünürde bir intikam alma hikayesi olarak görünse de verilmek istenen asıl mesaj haksızlıklara, zulümlere karşı çıkıştır. Hikayenin Yorumu: Haksızlığa uğradığımızda hakkımızı sonuna kadar savunmalıyız ve bizi mağdur duruma düşürenlerle sonuna kadar mücadele etmeliyiz.

Yalnız Efe Kitabının Kısa ve Uzun Özeti:

Kitabın Kısa Özeti:

Yörük Hoca, köylü tarafından sevilen, sayılan bir karakterdir. Bir de aynı köyde yaşayan, zalimlikleriyle bilinen ve tefecilik ile insanlara istediğini yapan Eseoğlu vardır. Yörük Hoca, insanlara Eseoğlu’na bir zamanlar borç verdiğini ve borcunu alacağını söyler. İnsanlar bu durum karşısında ona engel olmak isterler fakat Yörük Hoca kimseyi dinlemez ve Eseoğlu’nun yanına borcunu almaya gider. Burada Eseoğlu’nun emri ile kahyanın kardeşi tarafından öldürülür. Daha sonra Yörük Efe’nin Kızı Kezban babasının öcünü almak ister. Başlangıçta yasal yollarla hakkını arayan Kezban bu arayıştan bir sonuç çıkmadığını görünce babasının kanını yerde bırakmamak için başka yollara başvurmak zorunda kalır.

Yörük Hoca’nın daha on altı yaşında ki kıza Kezban babasının intikamını alacağını tüm köye duyurur. Yalnız Efe olarak silah kuşanıp dağa çıkar ve tüm köye bunu duyurur ve köylüler olacakları merak içinde bekler. Kezban, babasının ölümünden sorumlu olan kişileri araştırmaya başlar ve sonunda da babasının katillerini bulur. Eseoğlu’nu öldürür.

Yalnız Efe babasının intikamını aldıktan sonra da köylüye haksızlık eden ve onları sömüren kim varsa adalet sağlamak için dağda kalır. Bu olaylardan sonra askerler dağa çıkar ve Yalnız Efe’yi yakalamak ve öldürmek için onu arar. Bulduklarında ateş yağmuruna tutarlar fakat Yalnız Efe onlarla çatışmak istemez. Askerler ateşi kesip Yalnız Efe’nin öldüğünü düşünür. Yanına gittiklerinde namaz örtüsü ve seccadeden başka bir şey bulamazlar. Yalnız Efe Allah'ın bir hikmeti olarak nur olup ortadan kaybolmuştur.

Kitabın Uzun Özeti:

Kumdere adlı bir köyde yaşayan Yörük Hoca isimli mert ve iyiliksever bir adam varmış. Bir de Kezban isimli bir kızı varmış. Yörük Hoca; iri yapılı, ak sakalı, yuvarlak ve kırmızı yüzlü bir ihtiyarmış. Karısı dört yıl önce ölmüş. Kızı Kezban da babası gibi iri yapılı, tuttuğunu koparan bir kızmış. İhtiyar kızıyla birlikte yalnız yaşamaktaymış. Yörük Hoca isimli bu ihtiyar köyün fakirlerine, dullarına ve öksüzlerine yardım ederdi. Fakat bu ihtiyar düzenin bozulmasından dolayı büyük bir huzursuzluk içindeydi. Köylüler tarafından da sevilen Yörük Hoca, evinde düzenlediği toplantılarda bu konuları onlara da anlatırdı. Kumdere Köyü’nün yakınlarında ovanın en zengin köyü olan Küçükalan isimli bir köy bulunmaktaydı. Eseoğlu isimli tefeci Küçükalanlıların hepsini faize bağlamıştı. Eseoğlu, Küçükalan köylülerini borçlarını ödemediler diye mahkemeye vermiş. Köylülerin toprakları mahkeme tarafından Eseoğlu’na verilmişdi. Köylüler bundan sonra Eseoğlu için karın tokluğuna çalışmaya başlamışlar.

Yörük Hoca, Eseoğlu’nun ne kadar kötü bir adam olduğunu bildiği için o zavallılara Eseoğlundan para almamaları için haber göndermişti. Fakat sözünü dinletemedi. Sonunda Eseoğlu bütün arazilerini zapt etti. Eseoğlu aynı planı Kumdere’ye uygulayamadığı yani borç verip borçlandıramadığı için biraz sinirliymiş. Bu yüzden bütün memurları ve devlet görevlilerini kışkırtıyordu. Kaymakama ve jandarmaya burasının eşkıyaların barındığı bir yer olduğunu söylüyordu. Jandarma da bu şikayetlerden sonra köylülerin bütün silahlarını toplamış. Oysa Kumdere halkı, kendi geçimlerini kendileri sağlar, ova işleri ve avcılıkla uğraşırdı. Halkın hiç kimseye zararı yoktu. Eseoğlu esmer, çirkin bir suratlı bir adammış. Köyde silahlar toplatılmış olsa da gizli iki tane silah varmış. Köylüler bunlarla ayı avına gidiyorlarmış. Öldürdükleri ayıların postlarını yukarıdaki köylere satıyorlarmış.

Bir gün kasabadayken Yörük Hoca ile Eseoğlu karşılaşır. Yörük Hoca o sıralar harmanı yeni sattığından parası vardı. Eseoğlu bunu bildiğinden biraz borç para ister. Yörük Hoca’da istediği parayı verir. Üç sene geçmesine rağmen Eseoğlu hala borcunu vermemiştir. Fakat Yörük Hoca Eseoğlu’ndan borcunu almaya kararlıdır. Yörük Hocanın köylüsü onu bu davadan vazgeçirmeye çalışmışlarsa da başarılı olamamışlar. Yörük Hoca, bir sabah erkenden borcunu alabilmek için yola çıktı. Eseoğlu parayı vermedi. Yörük Hoca ısrar edince de, onu öldürme emrini verdi. Yörük Hoca, Eseoğlu’nun kahyasının kardeşi tarafından öldürülür. Kezban ise evde babasını beklemektedir. Akşama kadar dönmeyince Kezban endişelenmeye başladı. Tosun Dayı ve Fatma Molla’nın evine gitti. Orada biraz vakit geçirdi. Tosun Dayı ölüm döşeğindeydi. Yatsıdan sonra eve dönerken Nalbant İsmail’in genç oğlu Recep’i gördü. Babasının vurulup öldüğünü söyledi Kezban'a. Bu haber karşısında Kezban adeta yıkılmıştı. Olduğu yere çökerek ağlamaya başladı. Sonra Kezban babasının ölüsünün yanına gitmeye karar verdi. Onu uyaranları hiç dinlemedi. Bir an evvel babasına kavuşmak istiyordu. Eseoğlu’nun çiftliğine doğru yola çıktı. Hava aydınlanmadan çiftliğe vardı. Köylüleri gelene kadar babasının ölüsünün başında bekledi. Yörük Hoca’nın cenazesi bir ikindi namazından sonra toprağa verildi. İmam onun şehit olduğunu söyledi. Elbiselerinin çıkarılmasını ve yıkanmasını istemedi. Kezban babasının kim tarafından, niçin vurulduğunu düşünüyordu. Bir taraftan da bunu Eseoğlu’nun başkasının yaptıramayacağını düşünüyordu. Çünkü Eseoğlu başta babasını olmak üzere bütün köylünün düşmanıydı.

Köylüler, babası da öldükten sonra yalnız kalan Kezban’ı evlendirmek istediler. Kezban ise babasının katilini bulup devlete söylemeden evlenmeyeceğini söylüyordu. Kezban bazen ineklerini ve koyunlarını otlatmaya Eseoğlu’nun meralarına kadar giderdi. Bir keresinde Eseoğlu’nun çobanlarından Deli Mustafa’ya rastladı. Deli Mustafa aklı kıt biriydi. Ona cevizli sucuk vererek kandırıp babasını kahyanın kardeşi Zeynel’in öldürdüğünü öğrendi. Kezban, Zeynel’i babasını öldüren kişi olarak hükumete şikayet etti ama onu kimse umursamadı. Kezban şikayetlerine her gün devam etti. Sonunda Kezban’ı döverek dışarı attılar. Bundan sonra Kezban ortalıktan kayboldu. Bir zaman sonra hükumette şikayetini dikkate almayan kişiyi öldürdü. Sonra babasını öldüren Zeynel’i ve Eseoğlu’nu öldürdü. Eseoğlu’nun yanında çalışan ve kötülük edenleri de tek tek öldürüp kalanların da memleketlerine gitmelerine izin verdi. Böylece Yalnız Efe adıyla dağlarda bir eşkıya olarak nam saldı. Anadolu’da efeler genellikle uşaklarıyla gezerlermiş. Ama bu tek başına gezdiğinden ona Yalnız Efe demişler. Dağlarda on beş sene efelik yapmış. Yalnız Efenin amacı ise köylüyü soyan, masum insanlara zulüm eden haksızlara karşı mücadele etmekti. Halka zulüm yapanları öldürdüğünden dolayı kimse kötülük yapamaz olmuş. Onun bu cesareti halk tarafından çok taktir edildi. Kendisini sadece kadınlar ve genç kızlar görebiliyordu. Yalnız Efe’nin kız olduğunu bilmeyenler ise duyunca çok şaşırıyorlardı.
 
Bir zaman sonra dağlarda bir Rum eşkıya grubu türemiş. Bunları yakalaması için devlet asker görevlendirmiş. Ama askerler bu eşkıyaların izini bulamamışlar. Yalnız Efe’nin namını duyup onun peşine düşmüşler. Onu hikayenin başında anlatılan uçurumun başında sıkıştırmışlar. Yalnız Efe ne kadar ısrar etse de askerler ateşi kesmemişler. Askerlerle çatışmak istemeyen Yalnız Efe, ortalıktan kaybolmuş. Bir daha hiç görülmemiş ve ölüsü de bulunamamış. Herkes onun sır olduğuna inanmış çünkü son olarak görüldüğü uçurum kenarına her akşam nur inermiş.

Ekleyen:Ümit SERT
Kaynak:(Alıntıdır)
Aradığınız Dokümanı Bulamadıysanız, Farklı Araştırmalar Yapmak İstiyorsanız Site İçi Arama Yapabilirsiniz!

Ödev ve Araştırmalarınız için www.arsivbelge.com Sitesinde Kaynak Arayın:

Ödev ve Araştırmalarınız için Arama Yapın:
     Benzer Dokümanları İnceleyin
Don Kişot Eseri Hakkında ve Kitap Özeti(90134)

Kuyucaklı Yusuf Kısa ve Uzun Özeti(15672)

Jane Eyre Kitabı Hakkında ve Özeti(10222)

Kürk Mantolu Madonna Özeti, Ana Fikri ve Kişileri(8410)

Saatleri Ayarlama Enstitüsü ( Kitap özeti )(7002)

          Tanıtım Yazıları
      
Türkçe İtalyanca ve Almanca Cümle Çevirisi İçin Birimçevir Sitesi

Esenyurt, Beylikdüzü ve Kartal Bölgelerinde Satılık Daire İlanları

Belge Çevirisi

Siz de Tanıtım Yazısı Yayınlamak İçin Tıklayın

Diğer Dökümanlarımızı görmek için: www.arsivbelge.com tıklayın.          

Siz de Yorum Yapmak İstiyorsanız Sayfanın Altındaki Formu Kullanarak Yorum Yazabilirsiniz!

Yorum Yaz          
Öncelikle Yandaki İşlemin Sonucunu Yazın: İşlemin Sonucunu Kutucuğa Yazınız!
Ad Soyad:
          
Yorumunuz site yönetimi tarafından onaylandıktan sonra yayınlanacaktır!